Ortaklar Cari Hesabı Neden En Çok Soru Alan Kalemdir
Bilançoda tek satır olarak duran ortaklardan alacaklar kalemi, dosyayı okuyan için özkaynağın ne kadarının firmanın içinde olduğunu söyler.
Bilançoda küçük bir satır olarak durur: ortaklardan alacaklar. Çoğu firmada yılların birikimiyle oluşmuştur, kimse özel olarak oraya koymamıştır, ve firma sahibinin zihninde bir borç gibi de durmaz. Dosyayı okuyan için ise durum farklıdır — bu kalem, bilançodaki özkaynak rakamının ne kadarının fiilen firmanın içinde olduğunu söyler.
Kalem ne anlatır
Ortaklardan alacaklar, firmanın kasasından çıkmış ve ortağa gitmiş, geri dönmemiş paradır. Kaynağı çok çeşitli olabilir: ortağın kişisel harcamalarının şirket üzerinden yapılması, dağıtılmamış ama fiilen çekilmiş kâr, şirketin ortağa verdiği ve belgelenmemiş bir borç, ya da yalnızca yıllar içinde biriken küçük kalemlerin toplamı.
Bilançoda bu tutar bir aktif olarak durur; yani firmanın varlığı sayılır. Dosyayı okuyan kişi ise aynı satırı çoğu zaman özkaynaktan düşerek okur. Sebebi şudur: bu varlık üçüncü bir kişiden değil, firmanın kendi ortağından olan bir alacaktır ve firmanın ödeme gücüne katkısı, tahsil edilebilirliği kadardır.
Sonuç şu olur: bilançoda güçlü görünen özkaynak, düzeltilmiş okumada belirgin biçimde küçülür. Firma kendi tablosunda bunu göremez, çünkü tabloda her şey yerli yerindedir.
Neden bu kadar dikkat çeker
Üç sebebi var.
Birincisi büyüklüğü. Küçük ve orta ölçekli firmalarda bu kalem çoğu zaman düşünüldüğünden büyüktür; bazı firmalarda özkaynağın kendisiyle karşılaştırılabilir düzeydedir.
İkincisi yönü. Bir kredi talebi, firmaya kaynak girmesi talebidir. Aynı dönemde firmadan ortağa doğru sürekli bir çıkış görünüyorsa, talebin gerekçesi ile tablonun anlattığı şey ters yönü gösterir. Bu ters yön, dosyanın en zor açıklanan yanlarından biridir.
Üçüncüsü süreklilik. Tek seferlik bir hareket açıklanabilir. Her dönem büyüyen bir ortaklar cari hesabı ise bir olay değil, bir alışkanlık olarak okunur.
Vergi tarafı ayrı bir konudur
Bu kalemin vergi mevzuatı açısından da sonuçları vardır — örtülü sermaye, transfer fiyatlandırması ve adat faizi hesaplaması gibi başlıklar devreye girebilir. Bunlar firmanın mali müşavirinin alanıdır ve buradaki konumuz değildir; ancak bilmekte fayda var: kredi dosyasında soru alan bir kalem, vergi incelemesinde de ayrıca ele alınabilir.
Başvurudan önce ne yapılabilir
Bu kalem bir gecede düzelmez, ama yönetilebilir.
Kaynağını ayrıştırın. Bakiyenin ne kadarı gerçekten ortağa giden paradır, ne kadarı yanlış hesaba kaydedilmiş işlemlerdir? Pratikte bir bölümü ikincisi çıkar ve muhasebe düzeltmesiyle yerine oturur.
Belgelendirin. Ortağa verilmiş gerçek bir borç varsa, sözleşmesi ve geri ödeme planı olsun. Belgelenmiş ve ödenmekte olan bir alacak ile hiçbir dayanağı olmayan bir bakiye, aynı satırda görünse de aynı şey değildir.
Sermayeye ekleme seçeneğini konuşun. Ortağın firmaya olan borcunun bir bölümünün sermayeye eklenmesi ya da mahsup edilmesi, hem kalemi küçültür hem özkaynağı güçlendirir. Bunun vergisel ve hukuki sonuçları vardır; kararı mali müşavirinizle birlikte verin.
Akışı durdurun. En küçük ama en etkili adım budur. Başvurudan önceki dönemde kalemin büyümemiş olması, tabloya bakan için tek başına bir bilgidir.
Dosyada nasıl görünmesini istersiniz
Bu kalemi dosyadan çıkaramazsınız. Yapabileceğiniz tek şey, okunduğunda yanında bir açıklamanın durmasını sağlamaktır.
Kredi kararını genel müdürlük tahsis birimleri verir; o birim firmanızı tanımaz, size soru soramaz, yalnızca dosyayı okur. Açıklaması olmayan bir kalem, açıklamasız değerlendirilir. Açıklaması olan bir kalem ise çoğu zaman sorun olmaktan çıkar.